Araştırma Güncellemeleri

Akışa dön
PubMed

Yüksek önem

21 Eyl 2026

Aşamalı embolizasyon stratejisi ile omurga epidural arteriovenöz fistül ve eşzamanlı pulmoner arteriovenöz malformasyonun tedavisi.

Orijinal kaynağı görüntüle

Amaç

Eşzamanlı bir pulmoner arteriovenöz malformasyon (PAVM) olan bir hastada omurga epidural arteriovenöz fistül (SEDAVF) için aşamalı bir embolizasyon stratejisini değerlendirmek.

Yöntemler

Vaka, PAVM'nin koil embolizasyonu ile başlayıp, hastanın vasküler anormallikleriyle ilişkili riskleri azaltacak şekilde planlanan N-butil-2-siyanoakriloat embolizasyonu ile SEDAVF'nin tedavisini içeriyordu.

Sonuçlar

Aşamalı yaklaşım, her iki lezyonun da klinik olarak belirgin komplikasyon olmadan başarıyla embolizasyonunu sağladı ve çoklu vasküler şantlar içeren karmaşık vakalarda hedefli tedavi planlamasının etkinliğini gösterdi.

Sınırlamalar

Çalışma tek bir vaka raporu olduğu için sonuçların daha geniş klinik popülasyonlara genellenebilirliğini sınırlamaktadır; bu yaklaşımın daha büyük kohortlarda doğrulanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Neden önemli

Bu vaka, Kalıtsal Hemorajik Telanjiektazi (HHT) ve çoklu arteriovenöz malformasyonları olan hastalarda bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin kritik önemini vurgulamaktadır, özellikle müdahale sırasında embolik olay riskinin en aza indirilmesinde.

Özet

İngilizce gösteriliyor

A woman in her 80s was referred for evaluation and treatment of progressive paraparesis due to a suspected spinal arteriovenous shunt. During hospitalisation at the referring institution, she developed multiterritory embolic stroke, prompting investigation.Bilateral deep venous thrombosis and a large pulmonary arteriovenous malformation (PAVM) with a high-grade extracardiac right-to-left shunt were identified, supporting paradoxical embolism as the most likely mechanism. Spinal angiography confirmed a spinal epidural arteriovenous fistula (SEDAVF) with venous drainage into intradural spinal veins and the inferior vena cava.Because liquid embolic material used for SEDAVF treatment could potentially migrate into the inferior vena cava and reach the systemic circulation through the PAVM, a staged approach was adopted. Coil embolisation of the PAVM was performed, followed by N-butyl-2-cyanoacrylate embolisation of the SEDAVF without clinically evident complications.This case highlights the importance of treatment planning based on vascular anatomy and haemodynamics in patients with coexisting arteriovenous shunt lesions.