Yüksek önem
20 Eyl 2026
Cerrahi olarak çıkarılamayan beyin arteriovenöz malformasyonlarının (AVM'ler) yönetiminde stereotaktik radyocerrahinin (SRS) rolünü değerlendirmek ve bireyselleştirilmiş bir tedavi çerçevesi önermektir.
SRS için güncel stratejilerin gözden geçirilmesi, hacim aşamalı SRS dahil ve embolizasyon ile SRS'nin sonuçlarının karşılaştırılması.
SRS, seçilmiş hastalarda embolizasyona kıyasla daha yüksek obliterasyon oranları göstermiştir. Radyasyon kaynaklı yaralanmaların yönetimindeki ilerlemeler tedavi seçeneklerini genişletmiş, tekrar SRS uygulaması başarısızlık olarak değil, sürekli bakımın bir parçası olarak giderek daha fazla görülmeye başlanmıştır.
Bu yaklaşım tüm AVM türleri için uygun olmayabilir; sonuçları optimize etmek için detaylı hasta seçimi ve belirli prosedürel yönergeler gereklidir. Tedavi protokollerinin standartlaştırılması ve uzun vadeli etkilerin değerlendirilmesi için ek araştırmalara ihtiyaç vardır.
Cerrahi olarak çıkarılamayan AVM'lerin yönetim stratejilerini geliştirmek, daha iyi uzun vadeli sonuçlar ve azalmış kanama riskleri sağlayarak, nihayetinde hasta yaşam kalitesini ve nörolojik fonksiyonunu artırabilir.
İngilizce gösteriliyor
Surgically inoperable cerebral arteriovenous malformations (AVMs), including deep-seated, large, and eloquently located lesions, remain difficult to manage because the cumulative risk of hemorrhage must be balanced against the morbidity of curative microsurgery. Contemporary stereotactic radiosurgery (SRS) has expanded beyond a salvage option into a precision-based strategy for selected high-risk AVMs. Volume-staged SRS enables biologically effective dosing for large nidus volumes while limiting exposure of eloquent brain tissue, and repeat SRS is increasingly recognized as part of planned longitudinal care rather than treatment failure. Comparative and propensity-adjusted observational studies suggest that SRS may achieve higher obliteration rates than standalone embolization in selected patients with eloquent or deep AVMs. Pre-radiosurgical embolization may remain appropriate for specific indications, including associated aneurysms, high-risk fistulous components, or nidus-volume reduction before staged treatment. Advances in the management of radiation-induced injury, including anti-vascular endothelial growth factor therapy and minimally invasive approaches for refractory necrosis, may provide additional management options for selected patients. This article synthesizes recent evidence and proposes an individualized framework that integrates anatomy, lifetime hemorrhage risk, radiosurgical strategy, and multidisciplinary expertise to support durable hemorrhage prevention while preserving neurological function.